Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web


press
  home | music | pictures | press | Links | Guest Book | Contact  

24 Ekim 2004 Birgun gazetesinde yayinlanan Umay'in Bang'le yaptigi roportaj(sorry,only turkish)

SESI DISARIYA AC! BANG-BANG

U:Koltukta cok akilli laflar ediyordun Murat,bakalim masada da devam edebilecekmisin?
M:Dedigim gibi Cansu'yla muzik yaparken cok mutluyum.Arkadasligimiz haricinde muzik uretuirken ayri bir dilden konusma zekasi yakaladik.Zaten hayatta nerdeyse sadece muzik yapmak istiyoruz. muzikle varolalim,bize ne getiriyorsa, hakettigimiz neyse onla yasayalim istiyoruz.Hatta ileriyi dusunmeden su ani muzikle yasamak.
C:Biz elektronik dans müziği yapalım diye başlamadık. Kendi kendine başladı. Evde otururken bilgisayarla müzik yapmaya başladım ve daha sonra Murat bana katıldı. Arkadaşlarımız dinledikçe ‘bu sesi dışarıya verin, dışarıya açın’ demeye başladılar.

U. Sesi dışarıya vermek…. İdealleriniz ne _şu an_ ın dışında ?
C. Bizim hayallerimiz çok büyük aslında. Ta uç noktada dünyaya acilmak gibi bir idealimiz de var. Ve bunu hissetmekten mutluluk ta duyuyorum ben. Nerdeyse yaşama amacım… Annem her zaman bana; ‘bir şey olacaksan en iyi ol’ demiştir. Saçma sapan davranmak istemiyoruz, emin adımlar atmak istiyoruz, hiç acelem yok. Tamam dediğimizde çıkacağız ortaya.
M. Sürekli müzik yapıyoruz ancak her yaptığımıza bayılmamak gibi bir tavirla.

U. Yani müzik üretmek kadar müzik hayatının da olması gerek gibi mi ? Müzik yapmak kadar önemli bence bu..
C. Yapmak gibi evet.. çok çok önemli. Zaten müziği konuşmak, düşlemek yapmanın bir parçası. Yapmaya heveslendiren konuşmak, konuşmaya heveslendiren yapmak,, birbirini tetikliyor.

U. Hiç kötü niyetli değilim ancak neden İngilizce söz yazdığınızı bilmek istiyorum ? Bu beni hep huzursuz ediyor..
M. Bunu biz de konuştuk.. Biz seçerek yaşayan insanlarız. Seçtiğimiz şeylerden haz alıyoruz, mutlu oluyoruz ve seçimlerimiz özgürlük alanlarımız. Müzik evrensel bir şey; bu coğrafyada doğup büyümüş olmam kendimi ifade etmemde beni kısıtlamamalı. Biz İngilizce olması için çaba sarf etmiyoruz. Ayrıca almancaya da, Japoncaya da, türkçeye de…. Her dile açığız. Ama şu an hissettiğimiz İngilizce ve bun çok doğru kullanabiliyoruz. Bir de elektronik müziğin kendine has bir anlatısı var. Türkçe şarkılarımız da var ama şu an İngilizce hissediyoruz.

U. Belki korkudur ?
M. Hayır, İngilizce de iyiyiz. Canımız isterse Türkçe de yaparız.
C. Belki an gelir Türkçe den başka bir dil kullanmayız, belki kullanırız.. Bizim müziğimizde sözlerin ötesine geçen bir şey var; dans… Bir cümle bile olsa, bin cümle bile olsa dans anlatmak daha önde. Anlamı vokal ya da söz üstüne yüklemiyoruz.Yapabildiğimiz, yapmak istediğimiz neyse onu yapıyoruz. Gerisi önemli değil.

U. Yine de insanın kendi diliyle üretmediği her şey kafamı karıştırıyor..
C. Yok yok, karıştırmasın. Çünkü bu bizim içimizden gelen doğal bir sürecin sonucu. Her hangi bir dayatma değil. Hiç kaygımız yok.

U. O zaman sizin coğrafyayla ilgili de bir kaygınız yok..?
M. Evet yok. Kendimi dünyaya, dünyayı kendime ait hissediyorum. Eğer böyle bir sorun ve sorunun varsa sana tek cevabım; bütün dünya benim:)) İstediğim ritimde, istediğim seslerle, istediğim dille üretirim. Sistemin dayattığı, büyüklerin kafasındaki dünyanın dayattığı sorunlardan uzak, daha müziğin ve kendimin olan dünyayla ilgileniyorum.
Dans müziği yapıyoruz ve dans da dünyanın içinde… bilmem anlıyor musun??

U. Devam et…
M. Dans zaten çok şey anlatıyor. Dansın müziğini yaparak daha da anlatıyoruz. Kendi içinde her şey var, bir dünya___bir dünyası var. Dünyanın sorunu ne ?? Çok neşeli olmak, sorunlardan söz etmemek hakkım yok mu? Dansın içinde zaten her şey var ki. Su olup akmak istiyorum….. canım isterse ateş de çıkarırım ama bu benim ateşim olur. İstersem ateşi de suya dönüştürürüm. Şunu söyleyeceğim; ben ait olmayı sevmiyorum. Anlaşalım mı,, devam edelim mi;))

U. Sizi ilk dinlediğimde BANG diye vurulmadım ama sonra daha düzel birşey oldu.. sürekli görmeye başladım. Görüntüler,, sinema gibi..Ama Türkçe bir film;))
M. Anladım ve hatta mutlu oldum. Yaptığımız müziğin yansımasında sinema var. Cansu grafik tasarımcısı ve çok iyi bir tasarımcı. Animasyonlar yapıyor, ben sinema okuyorum ve görsele dayalı da müthiş bir anlaşma dilimiz var.

U. Sizle beraber olmak bile bir şeyi kurmaya davet ediyor. Çok güzelsiniz ve sizle kahve içmenin bile bir başkalığı var… ilginç, bunu çok az sanatçıyla yaşadım. Hatta cd.nizi dinlerken görüntülü sesler duyar gibi oldum. Mesela; kalk dans et’ ten daha çok; nefesini ayarla, bak, otur, bu gece uyu yarın düşünürsün, 10 gün sonra rüya göreceksin ama korkma, yüksek topukla ayağın burkulmayabilir….gibi_gibi… Ve çok yaşsız !
C. Biz de görüntülerle çok bağlantılı olarak yaratıyoruz. Mesela ben genellikle önce görerek yaratırım. Müzikte yaşa inanmıyorum. Anlatımımız yaşsız. 10 sene sonra da müzik yapacağım ve enerjimin değişeceğini sanmıyorum..

U. Böyle genç, akışkan, dinamik, görüntü aktarabilen….vs. bir müzikle nasıl bir sahne kuracaksınız ? Çok zor değil mi ?
M. Sadece teknik olarak değil görsel olarak da anlatısı güçlü konserler vermek istiyoruz. Tiyatral yanını da düşünüyoruz. Zaten birden kendimizi ortaya atmamamızın önemli nedenlerinden biri de bu. O görselleri hazırlamak, seslerin en mükemmeline ulaşmak, tam bir bütünleşmeyle paylaşmak.. Bazen durulan, bazen hızlanan, bazen bir kayaya çarpan bir anlatımı çok dikkatli ve eksiksiz dinletmeli-izletmeliyiz. Müziğimizde bir çok kimlik var, çok ara yüz var.
C. Aslında sözlerimiz çok basit. Ne söylüyorsak tam da o’ nu söylüyoruz. Çatır çutur anlatıyoruz. Bütün bir hayatımızı da söyleyebiliyoruz, bir günümüzü de. Basit ama basit olanı da tartışmam bile. Şiirsel değil, gizli anlamlar yok. Ama bu dinleyenin ruh haline de bağlı.Şiiri de tartışmam;)

U. Sizle müzik yapabilir miyim ?
M. Yaşamamıza bağlı… Beraber yaşamadığım, hissetmediğim, aynı rüyayı görmediğim biriyle müzik yapmak çok zor. Onla biraz iç içe geçmem, dokunmam gerekiyor. Çünkü ben sana ısrarla müzik hayatından bahsediyorum.
C. Birbirimizin müziğinden çok müzik dünyamızı anlamamız lazım kısaca. Çok iç içe geçmeye de gerek yok ama en azından anlamak ve aynı hissetmek çok önemli.

U. Hayallere geçelim o zaman…içten olanlarına ?
C. Ben rock star olmak istiyorum…:) Ulaşmak ve ulaşılmak istiyorum. Elden ayaktan düşene kadar müzik yapmak…
M.Ben Berlin e gitmek istiyorum. Eee, orda üretebileceğim bir sürü insan var. Ben eğlencenin derinliğine, anlatısına inanıyorum. O noktada eğlenmek ve inter aktif olmak istediğim müzisyenler var. İstanbul da oturmadı bu. Tamamen oluşmuş bir eğlence hayatı yok. Tabi benim zevklerime göre olanı yok. Akışkanlık yok, zekası zayıf. Berlin de donanıp burada çok güzel şeyler yapmak istiyorum. Karşılıklı üretim.., eğlenmek sadece deşarj olmak ya da yüzeysel bir şey değil benim için.

U. Murat, bu eğlence derinliği dediğin şey ne işimize yarar ?
M. Kendini geliştirmesine, bazı sorulara cevap verebilmesine…

U. Hangi sorulara..
M. İnsana, hayata ait tüm sorulara..
C. Ben müziğin insanı hem aptallaştırıp, hem zekileştireceğine inanıyorum. Bu yüzden eğlencenin içinde yok yok..İfadeyi algılayabilecek zekada bir insanın çok şey kazanabileceğine inanıyorum. Sana ait olmayan başka bişeye bile sahip olabilirsin o an. Ya da kendi içindeki gerçeğe de ulaşabilir. Müzik,dans…. Çok zenginleştirici..